Gömlek yakalarıyla ilgili ilk yazımda yaka çeşitlerini anlatıp kişisel tercihlerimi belirtmiştim, şimdi sıra yaka ölçülerine geldi. Yandaki resimde dikkat etmek gereken ölçüleri gösterdim, şimdi yazarak detaylandırayım.
Yaka genişliği (çevresi): Yakanın bence en önemli ölçüsü. Sürekli belirtiyorum, kıyafetler üzerinize tam oturmalı diye; aynı şekilde gömleğin yakası da tam oturmalı. En genel olarak ifade edildiği şekilde, yakayı iliklediğinizde gömlek ile boynunuzun arasına işaret parmağınız rahatlıkla girebilmeli. Bundan daha bol olursa (mesela iki parmağınız rahatlıkla giriyorsa) kabuğundan kafasını çıkarmış kaplumbağa gibi, daha dar olursa da ortasından sıkılmış diş macunu tüpü gibi görünürsünüz. 🙂 Dar olmasının başka bir sıkıntısı da, başınıza doğru kan dolaşımını engelleyeceği için baş ağrısına sebep olabilir. Emin olun, çalışırken beyninize kan ve oksijen gitmesini isterseniz. 🙂
Devamını oku

Düz yaka: 100 gömleğin 99’unda gördüğünüz yaka tipi. Birileri sağından solundan bir isim uydurarak alengirli bir hava katmış, ama temelde hepsi aynı yaka. Vanilyalı dondurma gibi, sade yaka işte… Yandaki resimde gördüğünüz yaka uzunluğu ile yaka açıklığının farklı kombinasyonlarından oluşan onlarca farklı yaka ismi karşınıza çıkabilir: Geniş yaka, açık yaka, dar yaka, İtalyan yaka, Fransız yaka, klasik yaka, vb.; İngilizce olarak spread, cutaway, point, straight, vb. Bir de bunların çok geniş, az geniş, yarı geniş, acayip geniş, vb. türevleri var ki evlere şenlik.
Bu yazım da aslına bakarsanız
Takım elbise içine giydiğim gömlekler konusunda da galiba biraz muhafazakarım. Zaman içerisinde birçok renk ve desende gömlek satın aldım, takım elbiseler ve kravatlarla da oldukça güzel eşleştirdiğimi düşünüyorum. Ancak zamanla desenli gömleklerden tamamen kurtulduğumu paylaşmak isterim. Bu tercihime katılmayanlar olacaktır, hiç itirazım olmaz; zaten burada kendi zevk ve deneyimlerden bahsediyorum… 🙂