Genel Bilgiler Konulu Yazılar

Renk Uyumu: Renk Eşleştirme (Renk Kombinasyonu)

Bir önceki yazımda renkler üzerine bazı temel bilgiler vermiş, özellikle “ton” kavramını açıklamaya çalışmıştım. Henüz okumadıysanız, önce o yazıdan başlamanızı öneririm.

Renk ÇemberiBu yazıda da renkleri eşleştirmekten bahsedeceğim. Önceki yazımda bahsettiğim kavramları bir araya getiren yandaki renk çemberi ile konuya gireyim. Şimdi teorik olarak bazı yöntemler var; renk çemberindeki tam karşıda yer alan zıt renk ile eşleştirme, sağdaki soldaki komşularla eşleştirme, çemberin içerisine bir eşkenar üçgen yerleştirip üçgenin köşelerine denk gelen renkleri eşleştirme ve aynı rengin tonlarını kullanarak eşleştirme gibi… Adobe tarafından geliştirilen şu uygulama ile biraz oynayarak bahsettiğim renk teorisine ve renk çemberine hakim olabilirsiniz. Bu araç dijital ortam tasarımlarını amaçlamakla birlikte, işin mantığı konusunda fikir verecektir.

Devamını oku

Renk Uyumu: Renkler Üzerine Genel Bilgi

Bana çeşitli yollardan iletilen soruların büyük bölümü kıyafetlerde renk uyumu üzerine… Bu konuda bir seri halince birçok yazı yazacağım. Başlangıç olarak renkler konusunda genel bir bilgi vermek istiyorum. Sıklıkla bahsettiğim gibi, ben adamgibiyin.com’da moda yazmıyorum, bu sebeple de modacı jargonu kullanmıyorum. “Ton-sür ton” ya da “tona ton” gibi kullanımları günlük hayatta gülünç bile buluyorum. Bu sektörde birçok kavramın tam Türkçe karşılığı maalesef yok ya da çok acayip. Ben bu konuları genelde İngilizce araştırıyorum ve takip ediyorum; teknik, detaylı makaleleri anlamakta bir zorluk çekmiyorum; ama komiktir, kendi ana dilimde okuduğum moda makalelerinde gözüne fener tutulmuş tavşan gibi kaldığım olabiliyor. Sonuç olarak konuya hakim olun da, sonra hangi jargonu isterseniz onu kullanın diyip devam edeyim.

Renk Uyumu - Renklerbu yazıda detaylı bilgilerle kafa şişirmek istemiyorum, dileyen “renk teorisi” diye arama yaparak feriştahını öğrenebilir konunun. Ben ufak bir özet geçeceğim, zira renk konusu tam bir okyanus… Neden derseniz, farklı kullanım alanları var; fotoğrafçılıkla, vb. uğraşanlar bilir, burada rengin kaynağı ışık… Tamamen farklı bir teorisi var. Basım ve matbaa işinde keza ayrı bir durum var. Ben bu yazıda ilkokulda resim dersinde öğrendiğimiz, sulu/yağlı boya ile oluşturulan renk çemberi üzerinden ilerleyeceğim. Burada sarı, kırmızı ve mavi olarak üç ana rengimiz bulunuyor ve bunları ikişer ikişer farklı oranlarda karıştırarak neredeyse sonsuz sayıda renkten oluşan bir renk çemberi elde ediyoruz. İngilizcede bir rengin bu çember üzerindeki konumunu belirten özelliğine “hue” deniyor; Türkçede tam bir karşılığı yok sanırım, biz basitçe yine “renk” diyelim (Tam olarak “rengin rengi” oluyor 🙂 ).

Devamını oku

İş Görüşmesine Giderken Ne Giyilir?

Geçen hafta Neden Kendimize ve Giydiklerimize Özenelim? başlıklı bir yazı yazmıştım; konu iş görüşmesi ve kılık kıyafet üzerine kurulu olduğu için bu konudaki önerilerimi de yazayım istedim.

Öncelikle, bu yazıyı tipik beyaz yakalı iş görüşmesini örnek vererek yazıyorum; daha farklı tarzda bir iş görüşmesi yapacak iseniz ana fikre bağlı kalarak gerekli ayarlamayı yaparsınız artık… 🙂

İş Görüşmesi - AşırıBahsettiğim ana fikir de şudur: Kendinize özendiğinizi göstereceksiniz; ne azı ne fazlası. “Azı tamam da, fazlasının ne zararı var?” derseniz şöyle ifade edeyim: İş görüşmesinde karşınızdakine kendinize özendiğinizi, haliyle yapaacağınız işe de özeneceğinizi hissettirmeniz lazım. Yoksa süslü püslü giderseniz, “aklı giyim kuşamda olan, iş yapacağına kendisinin ve etrafındakilerin üstüyle başıyla uğraşan” adam imajı çizebilirsiniz. Ayrıca, iş görüşmesi yapacağınız kişi, çok dikkat çeken bir kişinin şirkette bulunmasından hoşnut olmayabilir. Diğer çalışanların dikkatini dağıtabileceğinizi düşünebilir, ya da kendi pozisyonunu (hem mesleki hem sosyal açıdan) tehdit altında hissedebilir. Gereksiz riskler almanın hiç alemi yok! Örneğin, yandaki fotoğraftaki takım elbisede renkler bence çok uyumlu, normalde yolda görsem pek beğenir ve takdir ederim; ama bence iş görüşmesi için fazla “süslü”.

Devamını oku

Neden Kendimize ve Giydiklerimize Özenelim?

Kendimize Giydiklerimize ÖzenBugün, yakından takip ettiğim, üyesi olduğum Fütüristler Derneği‘nin eski başkanı Ufuk Tarhan’ın blogunda okuduğum bir yazı üzerine bu başlık altında bir şeyler yazmak istedim. Konu iş görüşmesi olduğu için yazıyı bu temel üzerine kurdum, ama aslında sosyal hayatımızdaki birçok ilişkiye de aynen uyarlayabilirsiniz. Yazının ana kahramanı bir kadın, ancak durum erkekler için de aynen geçerli.

Yazıyı okuyunca “Dış görünüşüne özenen insanlar aslında boş insanlar da, bu eksikliklerini kılık kıyafetlerle kapatmaya çalışıyorlar” gibi bir alt metin algılıyorsunuz (Aslında böyle bir genel görüş de var). Kazın ayağı öyle değil maalesef. Artık çok rekabetçi bir dünyada yaşıyoruz. Türkiye’deki üniversite sayısına bakarsanız, üniversite mezunu (eğitimli olduğu varsayılan) insan sayısını tahmin edebilirsiniz. Artık insanlar bu rekabette öne geçebilmek için ikinci üniversite okuyorlar, yüksek lisans yapıyorlar. Amerika’da artık bunlar da yetmiyor, insanlar doktora yapıyorlar iyi pozisyonları kapabilmek için. Kaldı ki, kağıt üzerinde kalan kuru diplomalar da çok anlam taşımıyor aslında. Bilgi teknolojilerinin gelişimi ile birlikte bilgiye erişim ve buna bağlı olarak uzaktan eğitimler, sayısız yazılı ve görsel kaynak ile insanların kendilerini geliştirmeleri iyice kolaylaştı. Yani kağıt üzerinde üstün görünseniz bile, “rakibiniz” inanılmaz bir cevher çıkabiliyor. Diyeceğim şu ki, artık iyi eğitim almış, kendisini iyi geliştirmiş çok sayıda insan var. Bir işe başvuranlar eğitim, altyapı olarak benzer seviyerlerde olunca, rekabet edebilmek için başka yönlerden öne çıkmak gerekiyor. Çok gezerek, çok okuyarak, derneklere üye olarak, özetle hayatın farklı birçok alanında yer alıp sosyalleşerek insanın vizyonunu genişletmesi; eksik yönlerini farkedip bunların üzerine gitmesi gerekiyor (Bu konu ile ilgili, “Adam gibi giyinmeden önce adam olmak lazım” diyerek yeni yazmaya başladığım yazıları da buraya tıklayarak okuyabilirsiniz).

Devamını oku

Düğüne Giderken Ne Giyilir?

Hah, geldik mi düğün dernek sezonuna… Onlarca soru gelmeye başladı bu konuda, yazmak da farz oldu.

Öncelikle kanayan bir yaraya parmak basayım, içimi dökeyim; yazarken soruya cevap vermeye de başlamış olurum. Toplumsal hayatımızın hemen her tarafında “güzel” kavramı (“sanat” kavramına paralel olarak) maalesef yerlerde sürünüyor. Örneğin bir inşaat yapılıyor; belki çok sağlam, belki çok ekonomik, ama “çirkin” be kardeşim. Bir tercih yapılırken kalitesi, fiyatı, rahatlığı, kullanışlılığı filan değerlendiriliyor da, “güzellik” çoook geri planda kalıyor. İşlerimizi elimizin ucu (hatta kıçımızın kenarı) ile yapıyor, “idare etsin yeter” diyerek geçiştiriyoruz. Çoğu insan; kendisini, bulunduğu ortamı güzelleştirmek için akıl, zaman, enerji ayırmıyor.

Gotik Mimari

Bu durum haliyle kılık kıyafetlere de yansıyor. Özensiz, umursamaz, idare eden kıyafetlerle dolu ortalık. Bıraksanız bir sürü insan başlangıca dönüp bir incir yaprağı ile idare edecek.

Devamını oku